İzleyiciler

15 Şubat 2012 Çarşamba

Viva Ma Jeepa! .. Viva Ma Jeepa!..


Sahra, yeni kurulacak bir tekstil firmasının adıdır. İlk bakışta bu isim negatif bir değeri taşısa da, bu negatiflik içinde pozitif değerler oluşturmak en büyük erdemdir. Çöllerle kaplı bir yaşam alanı içinde yaşayanlar, medeniyetten uzak, fakat tabiata yakın bir dünyanın insanıdırlar. Sahrada herşey değerlidir.  Varsa ot, çalı, börtü böcük, herşey değerlidir. Hele çok nadirattan olsa da, bir su kaynağının bulunması en büyük mucizedir. Çöl adamları bir vaha için, bin serap görmeye razıdırlar. Bir çöl adamının rüyasını ve hayallerini ancak bir vaha süsleyebilir.

 Sahra kelimesinin içinde asıl saklı olan değer, insanın uçsuz bucaksız kum tepelerinde sadece gökyüzüyle buluşması kadar sonsuzluk hissini yaşarken, aynı zamanda da kendi yalnızlığını keşfeder. Bu yalnızlık kendisini Yaratan Allah ile arasındaki ince çizginin farkındalığını da yaşatır kendisine. Çöl adamı mukadderatçıdır. Batılı bir gezgin sahrada bir bedevi rehberliğinde jeepiyle safari yaparken, uçsuz bucaksız çölde bindikleri jeepin motorunun durmasıyla korkuyor ve telaşlanıyor. Bedevi ise buna karşılık gayet doğalmış gibi rahat hareket ediyor. Yabancıya "Korkmana gerek yok. Herşeyde bir hayır vardır. " diyerek onu teselli etmeye çalışıyor. Demek ki batılı, varlıklar içinde manevi bir yokluğu, bedevi de yokluklar içinde manevi bir zenginliği yansıtabiliyor. Batılı jeepin motoruyla uğraşırken, bedevi de ona yardımcı oluyor. Motor bir türlü çalışmıyor. Jeepi arkadan birlikte iterek aracın marş yapmasını ve çalışıp yürümesini istiyorlar. Fakat bir türlü başaramıyorlar. Bedevi batılı adama aracın gölgesini göstererek, başıyla "Oturalım ve biraz dinlenelim" imasıyla, hemen birlikte oturup jeepin tekerleklerine yaslanıyorlar. Bedevi batılı adama "Biraz sabır, biraz tevekkül, Allah Kerim'dir" diyor. Sonra da belindeki kahverengi kuşaktan çıkardığı, kamıştan yapılmış flütünü üflemeye başlıyor. Flütün çıkardığı otantik nameler eşliğinde her iki adam bu çaresizliğin stresini üzerinden attıklarını hissettiklerinde, ikisi birden ayağa kalkıp araca biniyorlar. Batılı adam kendini belki de hiç tatmadığı bir manevi duygu ve içinde taşıdığı bir güce teslimiyetle aracın kontağı çeviriyor.

Batılı adam motorun çalışma sesini duyar duymaz çığlıklar atıyor. "Viva Ma Jeepa! .. "Viva Ma Jeepa!.." "Yaşasın jeepim..Yaşasın jeepim.." diye bağırırken bedevi sadece tebessüm ediyor ve batılı adamın bu sevincine karşılık rehberlik yaptığı misafirine küçük bir uyarı, fakat anlam bakımından büyük bir cümle söylüyor. "Elhamdülillah.. Herşey Allah’tandır. Biz sadece ondan yardım ister, sadece O'na kulluk ederiz." dedikten sonra; şu cümleyi de ekleyerek yollarına devam ediyorlar. "Aracımız tekrar stop edebilir. Aracın da bir dinlenmeye ve bizler tarafından da hor kullanılmamaya bir hakkı vardır"

Profösör

6 yorum:

SÜPER İNCE PARLAK ÇORAP dedi ki...

:) güzel bir paylaşım olmuş...

Destina dedi ki...

sahradan serapa
seraptan gerçeğe...
sahradan gerçeğe
gerçekten umuda :)

zeynep dedi ki...

Güzel paylaşım bende teşekkür ederim hayırlı Cuma.lar..

Pabuç dedi ki...

Yokluklar için de manevi zenginlik yansıtabiliyor..çünkü bedevi asıl zenginliğin burada olmadığını yüreğine sindirmiş şekilde yaşıyor :) Varlık içinde yok olmaktansa asıl zenginliğin sonradan verileceği gerçeğiyle yaşayan olmak nimet üstüne nimettir ..

Çok güzel paylaşım var olunuz hocam..

Saygılar..

Profösör dedi ki...

SÜPER İNCE PARLAK ÇORAP@ Teşekkür ederim. Her zaman beklerim.

Destina @ Teşekkür ederim.

Destina @ Çok teşekkür ederim.

Pabuç @ Teşekkür ederim. Yorumunuz la yaptığınız katkı ayrıac calibi dikkattir.

Asahhara dedi ki...

Bu rüyayı çok sevdim :)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...