İzleyiciler

6 Şubat 2012 Pazartesi

Hakk'a Mü'min Müslüman Olmak

Bu sabah, tam namaz vaktinde ilginç bir rüya ile uyandım. Gençlik yıllarında olduğumuz gibi rüyamda arkadaşlarla birlikte denize yüzmeye gitmişiz. Sanki İstanbul Büyükada sahilindeyiz. Deniz kenarı taşlık, kayalık, aynı zamanda da deniz yosunlu ve denizin dibi deniz kestaneleriyle dolu olduğundan rahat yüzemiyoruz.  Daha açıklarda şamandıra gibi denizin ortasında bir küçük adacık gibi duran, büyük bir kayanın üstünden denize dalıp dalıp çıkıyoruz. Bir taraftan güneşlenirken bir taraftan da sanki her birimiz başka bir şehirden gelmiş gibi de birbirimizle sohbet gidererek özlem gideriyoruz.

Gençliğimizde birlikte kütüphanelerde ders çalıştığımız,  birlikte top koşturduğumuz, birlikte gençlik hareketlerine katıldığımız ve şu an da Mecliste İstanbul milletvekilciğini sürdüren bir arkadaşımız da vardı. O bana bu geceki görmüş olduğum rüyamda "Profum ne olmuşsun sen böyle saç kalmamış. Betin benzin solmuş." deyince "Ne olacak artık ihtiyarladık" dedim. O da "Bunun ihtiyarlıkla ilgisi yok. Sanki sana bir şeyler olmuş." diye ekleyince de "Hiç sormayın.. Şekerden mustaribim. Bundan dolayı da ben bir insülin kullanıcısıyım." der demez, etrafında bulunan ve korumalarından olduğunu tahmin ettiğim bir adam da sırıtarak bizim sohbetimize müdahil oldu. Destursuz bir şekilde  "Şeker; haram yemekten kaynaklanıyor" deyince afakanlarım attı birden. Söylediği iyi bir şeydi belki ama, söyleniş şekli hiç hoşuma gitmemişti. Bu tür insanlar kraldan daha kralcı kesilen ve üzerine vazife olmayan işlere karışan ve haddini bilmeyen türlerden idi. Rüya böyle bir diyalog içinde gelişirken sanki niyetini okumuş gibi bütün birikimlerimi üzerine boşaltarak niyetinin ne olduğunu ve nasıl olması gerektiğini terbiye edercesine, nutuk atar gibi öğütlerimi sıralarken, vekile de yalakası korumalarına da bir manifesto niteliğinde ders vermeye çekinmedim doğrusu.

Rüyada da olsak, adamın bana bir selam vermesi ve sohbete  katılmak için sohbet edenlerden izin istemesi gerekmez miydi?.  Adabı muaşeret bunu gerektiriyordu.. Elbette biz de biliyoruz ki; bir haram lokma binbir hastalığı beraberinde getirir ve insanı bedenen ve ruhen çökertir. Bizim aldığımız eğitim ve kültür adalet, hakkaniyet ve ahlak üzerine kurulu olduğunu söylememize bile gerek kalmadan, sohbetimizi de hiç kesintiye uğratmadan muhataplarıma tebliğ etmeyi sürdürdüm. Halk ağzında "Haram lokma" bir tabir olarak yerleştiğinden, haram sadece lokmayla izah edilmektedir. Aslında haram yemek tabiri yoktur. İslam'da haram işlemek tabiri vardır ki; bu bütün kötü olan eylemleri içine almaktadır. Haram aynı zamanda her konuda da haddini aşmaktır. Bizim rüyamızdaki bu senaryoda sohbetimize destursuz dahil olan ve  karşısındakini küçümseyici bir eda ile sırıtarak bana, din ve ahlak dersi verdiğini sanan zır cahilin yaptığı gibi adabı muaşereti çiğneyen de bir nevi  Hakkı çiğneyen ve haddini bilmeyen bir adam olarak haramın içinde kendisini bulacaktır.

Rüyamda konuşmam vaaz şeklinde devam ederken konuyu İslam’ın bireyden toplum nizamına hitap ettiğini anlatıyoruz. Bir kişinin bozukluğu ve çürüklüğü bütün toplumu olumsuz yönde etkileyecektir. Sanki kurunun yanında yaş da yanar gibi, toplumda herkes birbirinin olumlu ve olumsuz yanlarının kendisine de döneceğini iyi bilmelidir. Bir gezegenin uzayda yerinden fırlayıp yörüngesinden çıkması gibi. Bir trafik seyrinde direksiyonu kırılmış ve frenleri patlamış bir kamyon gibi.. Bunların sonucunun ne olacağını kestirmek asla zor olmasa gerektir. Madem ki mü'miniz, inanıyoruz. Neye inanıyor isek o ölçüde inandıklarımızı yerine getirmeliyiz. Allah kitabında "Ancak müminler kardeştir" derken hepimizin tek vücud içinde olduğumuzu söylüyor. Arkasından da "Allah'ın ipine hep birlikte sımsıkı sarılın. Asla ayrılıkçı duruma düşmeyin" derken de İslam’a hep birlikte teslim olun demektir. İnsan tek başına barış içinde yaşayamaz ve tek başına salim ve selamette olamaz. Tek başına inanırız ve mümin oluruz da, tek başına müslim olamayız. Bilginlerimiz bir bireye inanıp teslim olduğundan dolayı müslim kelimesini tekil kullanmak yerine, müslim kelimesinin çoğulu olan müslüman kelimesini kullanmayı yeğlemiştir. Onun için "Hakk'a mü'min müslümanız" deriz. Bunun anlamı şudur; bireysel inanırız ama müslümlümanlığımızı çoğul olarak ve toplumsal bilincimizle yaşarız.

Ben inanıyorum. Namazımı da kılarım, orucumu da tutarım, hac ibadetimi de yerime getiririm. Zekatımı da veririm. Eh inandığımı da kelimeyi şahadet getirerek tasdik ediyorum. Gemisini kurtaran kaptanım edasıyla müslümanlık yaşanamaz. Müslümanlık iyileri hep birlikte paylaşmak, kötü olanları da hep birlikte karşı çıkmak mücahedesidir. Onun için müslümanlıkta bencilliğin yeri ve yurdu yoktur. Efenimiz "Komşusu aç yatarken kendisi tok yatan bizden değildir" sözü insanlığın marazlarına başlı başıan bir reçete niteliğindedir. Düşünen için, inanan için alınacak büyük dersler ve ibretler vardır.
 
Profösör

7 yorum:

otuzundansonra dedi ki...

rüyalar insanı nerelere götürüyor değil mi?(rüyada deniz görmek iyidir Profosör,deniz bir deryadır,yaşadığımız alemdir o alemde siz gibiler de vardır,o beylerden de çok vardır.kimin nasıl olduğuna varın siz karar verin )
bu arada hiç bu kadar ayrıntılı düşünmemiştim doğrusu,yüreğinize ve kaleminize sağlık,selametle

Nora dedi ki...

Ne kadar güzel bir yazı. Gerçekten de müslümanlığı ibadeti yerine getirmkle bitiyor sanıyorlar. Halbuki asıl insan olmanın gerekleriyle birlikte yerine getirilirse anlam kazanıyor.

kuccukkurba dedi ki...

şahane bir anlatım olmuş, rüyanız da hayırolsun diyelim.
ibadet bazen terapi gibi, insana en çıkmaz anlarında antidepresan etkisi yaşatıyor.
Bazen dışarıya kulak tıkamalı belki de, içimizden geldiği gibi kendi öğrendiğimiz bildiğimiz doğrularla yaşamalıyız...
yüreğinize sağlık..

Bayan Travma dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
eviminnuru dedi ki...

anlatıma öyle kapılmışım ki önce rüya sonra gerçek zannetim (vay yalakaaa)diye devam ettim okumaya:)
rüyanız hayra çıksın inşallah.
aslında din karşıtı insanlar islamın güzelliklerini anlamaya okumaya kendilerini verseler aslında kendi cahilliklerinden utanırlardı.
sevgiler...

bir kase lezzet dedi ki...

tanıştığıma memnun oldum
hoş sohbet
:)
gerçek gibi
:)
hayır olsun.

Profösör dedi ki...

otuzundansonra@ Teşekkür ederim. Samimi ve ihlaslı dostlara ihtiyacımız var. Ancak onlar bizi anlayabilir.

Nora @ Din ve hukuk kitaplerı insanlığın huzur ve saadeti içindir. Uyulması gereken kanun ve ilkeler yerine getirilirse, başta kaos ortadan kalkacaktır. Yerini sevgi, şefkat ve merhamet alacaktır.

kuccukkurba@ Çok teşekkür ederim. Daha neler göreceğiz bakalım.

eviminnuru @ Teşekkür ederim. Sizin hassasiyetinizi de biliyorum.

bir kase lezzet @Hayırlar olsun..

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...