İzleyiciler

riyakar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
riyakar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Mayıs 2012 Perşembe

Bir Esinti.. Bir Uyarı..

Sevgi iki insanın birbirinden tam olarak emin olup paylaştığı güzel bir ruh halidir. İki insanın birbirinden emin olması demek, tereddütsüz olarak, tam anlamıyla birbirine inanması ve güvenmesi demektir. İnandığımız ve kendisine güvendiğimiz bir kişiyi, kimlik ve kişiliğiyle tanıdıktan sonra, bir takım eksikliklerinin olmasına rağmen, kendisine dostluk adına şans tanırız. Karşılıklı iletişim ve ilişki dâhilinde de ona inanır, ona güvenir ve ona karşı da sevgi besleriz. Ona sevgi beslediğimizden itibaren de kayıtsız şartsız ona teslim oluruz. İşte sevgi budur.

Sevgi varsa, hoşgörü, anlayış, karşılıklı anlaşma ve anlaşılma vardır. Sevgi varsa heyecan ve coşku vardır. Sevgi varsa umut etme, hayal kurma vardır. Sevgi yoksa büyük bir çöküntü vardır. Hayal kırıklığı vardır. Bizi hayal kırıklığına uğratanlar, daha çok olduğu gibi görünenler değil, göründüğü gibi olmayanlardır.. Açıkçası bu tür insanlar iki yüzlüdür. Bu tür insanlar riyakar olanlardır. Bu durumu bazen geç fark edebiliriz. Ne yapsak da bu tür insanları düzeltemeyiz. Yüce kitabımızda en çok münafıklar konu edilmektedir. Öyle bir zaman gelir ki; bir noktadan sonra canımızın yandığını ve canımızın acıdığını itiraf ederiz. Bundan sonra da ilişkimizi ona göre yürütürüz. Çünkü riyakarlık başlı başına Allah'a şirk koşmaktır. Allah'a şirk koşanlara fırsat vermemeliyiz. Allah riya içinde olanları lanetliyor. Lanetlenen insanlarla ne tür paylaşımımız olabilir!. Bu tür insanlar imandan sonra küfür içinde kendini kaybedenlerdir..

Bu tür insanlar sadece ben ben diyenlerdir. Bencil olanlardır. Böyleleri çıkar uğruna herşeyi mübah görür. Malını mülkünü haksız yere çoğaltanlardır. Bu tür insanlar haksız yere kazanç sağlayarak Allah'a karşı savaş açanlardır. Bu tür insanlar mal ve mülkünü putlaştıranlardır. Bu türler kapitalist bir kafa yapısına sahip olanlardır. Bu düşünceleriyle İslam inancıyla asla bağdaşmazlar. Çünkü kapitalistler parayı ilahlaştırır ve mala mülke taparlar. Malları canlarından da kıymetlidir.. Haksız kazançlarını birilerinin alın terini sömürerek yaparlar. Bunlar tek kelimeyle dünyaya taparlar. Allah'tan başka, herşeyin; paranın, pulun, malın, mülkün, şöhretin, kadının ve şehvetin esiridirler. Nefsin kölesidirler.

Profösör

5 Mayıs 2012 Cumartesi

Bir Akrebin Düşündürdükleri


Bir akrebin etrafına ateşten bir çember yapılmış olsa, buna karşın ateş çemberine alınan akrep de, ateşte cızır cızır yanarak acı çekmek ve yanmak yerine; kendi kendisini sokarak, intihar edip canına kıymayı, böylece kendini zehirleyerek ölmeyi tercih eder. İçgüdüsel olarak bilir ki ateşte yanmak, kendi kendine zehirlenmekten daha acı ve azab vericidir.

Kendisine bir görev verildiğinde başaramayan Japonların onurları ve gururlarını kurtarmak için, kendi kendilerine, nasıl harakiri yaparak intihar ettikleri bilinmektedir. Bu dünyada öyle insanlar vardır ki, yüz kızartıcı bir hareket yaptıklarında, ahlaksızlığı ve onursuzluğu bir şeref kisvesi gibi, utanmadan, sırıtarak üzerlerinde taşıyabiliyorlar. Böyleleri apaçık hak yiyor, zulmediyor. Karşıdan baktığımızda bu kişiler, iki rekatlık namazı saatlerce, huşu içinde kılıyormuş edasıyla ikiyüzlülük, riyakarlık ve münafıklık yapabiliyor. Artık hiç kimse namazı, orucu, sakalı, şalvarı bir müslümanlık ve insanlık ölçüsü olarak görmüyor. İnsanlar ahlak ve karakter ölçülerinde insanların davranışlarına bakarak hükümlerini veriyor. Çünkü davranışlar niyet esasına göre de şekil alabiliyor. İkiyüzlü ve riyakar olarak gördüğümüz bu kimselerin durumu, gerçekten de bariz bir şekilde sırıtıyor. Ateş çemberinde kendisini sokup öldüren bir nevi yanmaktan kurtuluyor. Oysa ikiyüzlü, riyakar, münafık olarak addedebileceğimiz kişilerin durumu hem bu dünyada, hem öbür dünyada çok vahimdir.

Bir insan bilinçli olarak yaptığı iyi davranışlarının karşılığını mutlaka iyi olarak görecektir. Namaz ve niyaz Allah içindir. Kişi bunu kendisi için bir disiplin haline getirmiş ise, namaz ve niyazın tezahürü de bilinçli olmaktır. İlmiyle amil olan insan bilinçli insandır. Bilinçli insan ahlaklı, üretip kazanmasını bilen, kazanımlarını paylaşan, ilim irfan sahibi olup, giydiği elbise ancak zühd ve takvadır. Böyle kişilerin yanında olmak demek, gerçek huzuru ve mutluluğu birlikte paylaşmak demektir.

Profösör
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...