İzleyiciler

deprem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
deprem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Ekim 2012 Perşembe

İki Kelebek


Yalnız bir kelebek, yalnızlığını gidermek istemiş, dünyanın bir ucunda aradığını bulamamış. Diğer yalnız bir kelebek, dünyanın öbür ucunda kaderini beklermiş.. Biri aşk ile kanat çırpayım demiş, herşey yerle bir olmuş. Deprem deprem üstüne, taş taş üstünde kalmamış. İkinci bir kanat çırpışında dağlar, denizler birbirine karışıp, hercümert olmuş. Üçüncü kanat çırpışında yeniden dünya kurulmuş. Yeniden güneş doğmuş.. Yeniden gökte dolunay süzülüp, yıldızlar yeniden ışıldayarak göz kırpmış. Yeryüzü yeşermiş; çiçekler böcekler, arılar kelebekler, kuşlarla bezenmiş. Bir bahar mevsiminde, bir sevgi ikliminde kalp kalbi bulmuş, iki kelebek birbiriyle buluşup, birbirine kavuşmuş.


Profösör



27 Ekim 2011 Perşembe

Aklımızı Başımıza Devşirmeliyiz

Bütün Türkiye'yi mateme boğan son bölücü örgütün saldırısıyla yitirdiğimiz şehit askerlerimizin, polislerimizin ve sivil vatandaşlarımızın acısını yaşarken, hemen akabinden bütün Türkiye'yi sarsan, büyük bir depremle karşı karşıya kaldık. Doğu bölgemizde de bulunan Van ve Erciş'te vuku bulan bu acılı deprem, yine aynı şekilde doğudan batıya, güneyden kuzeye bütün milletimizi mateme boğmuştur. Terörün verdiği zayiata karşı duyulan matemden de öte bir nefrettir, Lanetlemedir. Fakat depremin getirdiği duygu ve düşüncemiz, takdiri ilahidir, teslimiyettir.

Deprem olur olmaz bütün Türkiye, ferd ferd ve sivil kuruluşlarıyla yardımlaşma konusunda adeta yarışma halindedirler. Milyonlarca bağışlar kampanyalarla elde edilirken, bir annenin, depremde annesini kaybetmiş depremzede bir süt bebeğe annelik yapabileceğini ve onu emzirebileceğini belirtmesi kadar manidar bir durum olamazdı. Evini depremzedeye açanlar, turizm bölgelerinde otelini barınak için açanlar, depremzede çocukları okutmak isteyenler, deprem bölgesine okul, hastahane öğrenci yurdu ve iş sahası açmak için fabrika kurmak isteyenler bağışlarını söylerken bizlerde gözyaşlarımızın akışını durduramadığımıza şahid olduk. Bu duygu, öyle bir garip duygu ki; bir taraftan üzülürken, bir taraftan da bu milli seferberlik duygusunun verdiği gurur ve sevinçle de gözyaşlarımızı tutamıyorduk.

İnancımız gereği "Her şerde bir hayır vardır" derken bu depremin oluşturduğu birlik, beraberlik ve kardeşlik duygusunu da oluşturduğu görmemezlikten gelemeyiz. Bu depremle birlikte, topyekûn bir millet olduk. Kardeş olduk. Yaralarımızı sarma konusunda görülmemiş bir refleks gösterdik. Bu kaynaşmayla dayanışmamız, depremzedelerimizin ereceği huzur ve rahatlığa kadar sürecek ve bu birliğimiz ilelebet devam edecektir. Zaten bu davranış; insanımızın yapısı ve yaratılışında var olan güzel bir haslettir. Bu deprem bize kardeşliği gösterdi. Kalpten birbirimize bağlı bir millet olduğumuzu gösterdi. Bu deprem bölücü terör örgütünün ve vatan hainlerinin sonunun geldiğini gösterdi. Bu deprem insan olduğumuzu ve vicdan sahibi olduğumuzu gösterdi.

Van'da, Erciş’te olan bu yıkıcı depremin aynı zamanda da bize bir ikazı vardı. Deprem öldürmez; binalar öldürür. Yasalara ve bilimsel tekniklere aykırı olarak malzemeden çalınarak yapılan çürük yapılar insanı öldürür. Suistimaller insanımızı öldürür. Her ne olursa olsun biz aynı zamanda yine tek bir yürek oluruz mantığı da çürümüştür. Depreme herkes hazır olmalıdır. Üzerimize düşenleri ihmal etmeden yerine getirmeliyiz. Aynı zamanda yangın, sel, deprem gibi afetler yaşanırken olumlu gelişmelere katkıda bulunmalıyız. Gereksiz olarak incir çekirdeğini doldurmayacak ve maksadını aşan tartışmalara izin vermemeliyiz. Her anlamda kendimize çeki düzen vermeliyiz. Aklımızı başımıza devşirmeliyiz. Bilinçli olmalı, bilinçli olarak da kardeşçe ilelebet mutlu ve huzurlu bir şekilde yaşamalıyız.

Yazı ve Grafik : Profösör

12 Mart 2011 Cumartesi

Bir Felaketin Düşündürdükleri

Japonya'da 8,9 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem ve ardından oluşan tsunamide yaklaşık 400 kişinin öldüğü, yüzlerce kişinin de kayıp olduğu bildirildi. 

Dünya tarihine baktığımızda nice felaketler, nice tufanlar birer ibret vesikası olarak yerini almıştır. En gelişmiş ülkeler büyük felaketlere ve afetlere sebebiyet veren etkenlere karşı önlem alabilir mi? Alışılagelmiş iklim şartlarına göre önlemler alınmaya çalışılsa da insanlık aciz kalabiliyor. Tsunamiler, kasırgalar, hortumlar, yanardağ püskürtmeleri, çekirge istilaları, buzulların erimesi neyin habercisi? İnsanlık kendini sorgulaması gerekmektedir. Hepimiz bir zincirin halkasını oluşturmuyor muyuz? Bir halkanın koptuğunu düşünebilir misiniz? Bu kurtuluş zinciri bize ne kadar güven telkin edebilir ki? Çevrecimiyiz? Çevrecilik deyince ne akla gelmelidir. Fıtri ve doğal yaşama karşı ne kadar acımasızız? Yüzyılda bir görülmemiş kar yağsa ve bu duruma mahkûm kalsak, hemen suçlanacak merciler ararız. Muson yağmurlarını önleyebilir miyiz? Muson yağmurları ekvator ülkelerini sele bassa da orda bu yağmuru bekleyen milyonrlarca insan var. Yağmur yağsa da hasat mevsimi başlasa. Bereket olsa. Açlık bertaraf edilse diye düşünürler. Muson yağmurları başladığında bütün köy halkı günlerce sokakta dans ettiklerini duymuş muydunuz? 

Bizim umduğumuz ve beklentilerimiz afet ve felaketlere duçar kalmadan doğanın dengesi bozulmadan bir yaşam felsefesiyle bilinçlenmektir. Bir çivinin naldan düşmesi, bir nalın at ayağından yere düşmesidir. Bir nalın atın ayağından düşmesi demek, atın da tökezlemesi demektir. Bir atın yere yuvarlanması demek, üstündeki şehzadenin attan düşmesi demektir. Bir şehzadenin atından düşmesi demek, canından olması demektir. Bir şehzadenin ölmesi demek, ordusunu yönetememesi ve murebeyi kaybetmesi demektir. Muarebeyi ve savunmayı kaybeden ordunun da ülkeyi kaybetmesi demektir.

Bu böyle uzayıp gidecektir. İşin felsefesine gelince, en büyük tedbir bildiğimiz her türlü doğru, iyi ve güzel kavramlarıyla bilinçlenmek, yine toplumu ifsad eden bütün eğrilik, çirkinlik ve kötülüklere karşı savaşmak demektir. Her insan kendi nefsinde bunun muhasebesini yapacaktır. İnsanlık en büyük kötülüğü kendisine yapmaktadır.  Bunu yaparken de kendisini var eden ve varlık sebebi oluşturan bütün maddi ve manevi değerlere karşı da nankörlük etmektedir. 

Her konuda bilinçlenmeliyiz. Birbirimizi bilinçlendirmeliyiz. İnsan olmalıyız, Allah'a kul olmalıyız, maddi ve manevi değerlere sahip olmalıyız.

Profösör

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...