İzleyiciler

deneme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
deneme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Nisan 2017 Pazar

Paylaşmak Esastır

BEN SANA BİR ŞEY YAPAMADIM

"Nefes alıyor, uyuyor, yemek yiyor, işine gidiyordu ya daha fazla ne olacaktı ki ?
Kalp çarpıntılarıyla uyandığı, kabus dolu gecelerden fırsat olursa rüyalarında bir ev görür olmuştu . 
Kendine ait olduğunu bildiği ama hiç tanımadığı bir ev. 
Her seferinde başka bir ev, başka başka bir ev görüyordu. 
Bazen de  rüyasında O'nu görüyor ve kabuslarla uyanıyordu." 

Not: Blogdaşımz Cafe Tigris'in "Ben sana bir şey yapamadım" 
başlıklı yazısından bir bölüm...Merakınızı gidermek için; 
Cafe Tigris'i ziyaret edin...http://www.cafetigris.com/2017/04/ben-sana-birsey-yapmadim.html



23 Ocak 2012 Pazartesi

Gönüller Sultanımız


Sadece bir bakış.. Binlerce kilometre uzaklıkta, gökyüzüyle yeryüzünün birleştiği ufuk çizgisinde, tam zamanı, tan ağarmak üzeredir. Sarı çizgi üzerine, git gide kızıllaşan, kırmızının maviyle bileşimi mora, sonra da morun iyice lacivert renge dönüşmeden gri ve gök mavisine kadar bir renk yelpazesine bakar gibi sade bir bakışla, sadece bir bakış yetiyor. Yeniden doğmak için bütün yüreklerde yaşayarak, hayat bulmak için, bir romanın giriş yazısındaki çekiciliği kadar duygular, düşünceler, arzular, istekler, dilekler gözlere yansıyor gibidir.

İşte öncü kuvvetler!. En önde düldüllerini toza dumana katarak, arkadan gelen büyük bir gönül ordusunun iki zarif süvarisi, otantik savaşçı kıyafetleriyle, karşımda arzı endam ediyor. Görevleri icabı "lçiye zeval olmaz" kabilinden, birisi at üzerinde bir referans yapıp, selamını tamamladıktan sonra, elinde bulunan fermanı, el çabukluğuyla açarak, Sultanlarının bize selamlarını iletiyor. Diğeri de gümüş sırlarla işlenmiş, küçük, parlak gümüş parayı andıran otantik pullarla da motifleri bezenmiş bir kumaşla sarılı, içinde kıymetli hediyelerin bulunduğunu farz ettiğim sandığı bana uzatıyor. "Lütfen kabul buyurun" der gibi bir yüz ifadesiyle Sahra Sultanının selamlarını, dostluklarını ve sevgilerini bizimle paylaşmak için sahrada bir vaha içinde mola veren ordunun başında beklediğini, gelenekler gereği de bizim kendilerini karşılamamız gerektiğini de vurguladıktan sonra, atlarını mahmuzlayarak, dört nala tekrar karargahlarına rüzgar gibi gidişlerini hayranlıkla arkalarından bakıyorum.

Ben bir bedevi ruhuna sahibim. Nice cehennem gibi esen sam yellerine maruz kalmışım. Kavrul kavrul cehennem sıcağında kavrulmuşum. Nice çöl fırtınalarında yolumu kaybetmişim. Nice zehirli çöl yılanlarının saldırısına uğramışım. Başımda otantik bir beyaz sarık, üstümde upuzun beyaz libasım, belimi sarmalayan kuşağımda hançerim, elimde zülfikarımla yalınkılıç, kervan basan nice haydutlara kan kusturmuşum. Onaltı kişilik hazır kuvvete sahip, üç gün üç gece, aç ve susuz kılıç sallayan bir avanenin başıyım. Kısacası cengaver bir çöl adamıyım. Buna karşın adaleti ve hakkaniyetiyle nam salmış, yol kesen, kervan basan, haydutların korkulu rüyasıyım. Sahra Sultanının ricası üzerine O'nu karşılamak selamına, sevgisine, dostluğuna karşılık vermek için boynumuzun bir borcu olarak gören bir anlayışın temsilcisiyim. Belki de Sultanın maiyetinde bir muhafız birlik olarak hizmet vermeyi şeref meselesi sayan bir kahramanım. Yeter ki gönüller sultanı Sahra Sultanımızın gönlünde yaşayan bir kahraman olayım. Yeter ki O'nun sevgisini, dostluğunu da sonsuza dek gönüllerimizde yaşatabilme faziletine sahip olalım.

Profösör
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...