İzleyiciler

Gülen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gülen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Şubat 2018 Pazar

Empati Kurabilmek


Gülümseyen, gülümseten insan hayat dolu demektir. Hayat dolu olmak muhatabıyla doğru iletişim ve doğru iletişim kurabilen insan demektir. Doğru iletişim ve doğru ilişki kurabilmenin ilk adımı karşımızdakiyle empati kurabilmektir. Yoksa bencil, yalnız ve duygusal donukluğa mahkum ollmuş insan demektir. Hele kadınlar yaratılıştan onuruna ve iffetine düşkün olurlar. Hak ettiği karşılığı bulamadığı müddetçe de kırılgan olurlar. İletişim koptuğunda anlamak ve anlaşılmak artık hayal olur. O zaman her kadın içe döner, duygu ve düşünceleriyle bir sır küpü olur. Bunun sonu kendi kendine konuşan bir kadın haline gelir ki; kendi kendine konuşana bilirsiniz ne denir!...

Profösör

24 Temmuz 2014 Perşembe

İllegal Parelel Yapı


Toplum ve millet olarak yaşayan halklar; kendilerini idare edecek siyasi erkleri yönetime getirirler. Devlet mekanizması siyasi erkle yönetilir. Ne yazıkki; zamanla devlet aygıtı oligarşik yapıya dönüşebilir. Oligarşik yapıda bile birbirine parelel menfaat şebekeleri zamanla gün yüzüne çıkabilir. Bu bütün ülkeler için olabilecek istenmeyen illegal yapılardır. İllegal ve parelel olarak da adlandırılan bu yapılar, eğitim, sağlık, emniyet, yargı gibi mekanizmaların içinde yuvalanabilirler. 

Bu gibi illigal ve parelel yapıların iki yüzü vardır. Bir yüzüyle halktan yana bir tebessüm gibi görünseler de, bir yüzüyle dişini gösteren birer canavar kesilirler. 28 Şubat bu açıdan postmodern bir darbe olarak adlandırılır. İmam-Hatip Liseleri kapatılırken, özel okulların muhafazakarlık görüntüsüyle  açılmasına izin verildi.  Veliler "Çocuklarım dini terbiye görsün" diye, cemaat okullarına yönlenmiş oldu. Bu bir nevi hokkabazlıktan ibaretti. Malum özel okullar ve dersanelerde cemaat aidiyetliği aşılandı. Devletin içinde yuvalanan imamlar tarafından sınav soruları bile önceden cemaate servis yapıldığını öğreniyoruz. Buralarda öğrencilere istedikleri fakültelere kolayca girebilme, yurtlarda ve cemaat evlerinde  kalabilme imkanları sağlandığı gibi, iş garantisi de verilmiş oluyor. "Ağabey" ve "abla"  rütbesine layık görülenler de cemaatin, parelel yapının tabanını oluşturmada kullanılıyordu.

 Dışarıdan bakıldığında bu durum, gayet masumane, mütedeyyin ve muhafazakar bir görüntü içinde öğrenci velilerini celbediyordu. Cemaat içinde kendini bulan, bir nevi kapalı devre içinde sosyal hayatı da şekilleniyordu. Gençler birbiriyle evlendiriliyor; işi, evliliği bir nevi ipotek altına alınıyordu. Son tahlilde bu yapılanma, emniyetten, yargıya, eğitimden medyaya kadar, casuszluk dahil, hükümeti devirmeye kadar uzanan, her alandaki kirli ilişkileri  deşifre edilerek toplumun gözünde itibarlarını yitirdiler. Böylece  "Gülen örgütü"  devletin "Kırmızı kitap" ında bir tehdit olarak yer aldı. Bu arada bütün samimiyetiyle Cemaate maddi ve manevi yardım eden, vatandaşlarımızın hayal kırıklığı ve tepkisini de gözardı etmemek gerekir. 

Profösör

4 Mayıs 2014 Pazar

Gülen ve Ağlayan Mask


Bir tiyatro sanatçısı veya tiyatrosever biriyseniz eğer ağlayan ve gülen maskın ne demek olduğunu biliyorsunuz demektir. Genellikle büyük tiyatro salonlarının sahnelerinin üzerinde gülen ve ağlayan mask dikkatimizi çeker. İnsan düşünen bir hayvandır. Birinci tarifi destekleyen ikinci bir tarif de insan gülen ve ağlayan bir varlıktır. İnsan üzerinde  düşünce, duygu ve davranışların keskin olarak etkisi gülmek ve ağlamaktır. En uç noktada bu duygular ancak böyle ifade edilebilir. Bir tiyatro eseri ister komedi, ister dram olsun, her ne olursa olsun insanda oluşturacağı olgu, sonuçta  ya sevinç olur, ya da bundan üzütü duyulur. 

İnsan gülmeli ve ağlamalıdır da. Ancak duygulu insana hüzün ve gülümseme daha çok yakışır. Bazı insanlar çevrelerine rahatsızlık verecek derecede kahkahayı basar. Bazı insanlar da gülmeyi bile edeb sayar. Gülümsemeyi daha olgun bir tavır olarak görür. Kimi insan gülümsedikçe gamzeleri belirir. Kimi insan hüzünlendikçe tomurcuk kırmızı bir güle benzer. 

Bir tiyatro sahnesinden farklı değildir bu dünya, yaşadığımız hayat. Nice günlük gülüstanlık içinde mutluluklar yaşar, zevk ve sefa alemine dalar gideriz. Kimi zaman da üzüntüler, sıkıntılar yakamızı bırakmaz, hayal kırıklığı, mutsuzluklar içinde biçare kalırız. Bazen güler ve gülümseriz; bazen ağlar ve hüzünleniriz. Hayat bu; bu da geçer yahu deyip avunuruz.

Profösör

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...