tığı tahtadan ve ağaçtan arabalar sadece birer oyuncak değil, aynı zamanda birer eğitim malzemesi olarak da görebiliriz. Ne yazık ki çağdaşlık günümüz çağdaşlığında seri üretilen fabrika malı oyuncaklar çocuklarımızı sadece avutuyor. Oysa çocukluğumuzda bizim keşfettiğimiz o kadar oyuncak var ki, anne ve babalarımızla birlikte eğlenerek ve öğrenerek kendi ellerimizle yaptığımız oyuncakların yerini asla dolduramaz.
Boşalan iplik makaralarından yaptığımız arabalar, kargıdan yaptığımız, tüfekler, fışkırıklar, değirmenler, tüfkeçler, rüzgar gülü fervaneler, kağıttan kayıklar, uçaklar, delenseler, topaç fırdöndüler, ağaçtan ve tahtadan yaptığımız beşikler, el arabaları, tel arablar ve bir sürü uçurtmalar gibi daha aklımıza gelmeyen oyuncaklar hayatımızda nostaljik ve birer mutluluk imgesi olarak hala varlığını özümüzde hissederiz.
Oysa şimdiki oyuncakların ne hijyenik bir yönü var, ne eğitsel ve pedogojik bir tarafı olmayan, çocuklarımızı birer tüketim canavarı haline çeviren bir nevi misket bombaları. Çocukluk ve musumiyetlerini tahrib eden bubi tuzakları. Bir çocuk kendi oyuncağını kendisi yapmalı ve birlikte arkadaşlarıyla paylaşmasınını da bilmeli.
Profösör

