İzleyiciler

çivi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çivi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Nisan 2019 Cuma

Onaltı




Ne demiştik; yaptığımız iş hem işlevsel olacak, hem de gözü okşayacak. Bu değerleri bir sokak tabelası yada bir kapı numarasında dahi arayabiliriz. Köylük yerlerde belediyecilik olmadığından yada böyle bir görgü gelenek olmadığından yağlı boya ile kapının herhangi bir yüzeyine numaralar fırçayla yazılırdı. Sonra bazı haneler eklenince numaraların üzerine başka baskın bir boya rengiyle yeni numaralar yazılır ve bir kirliliğe imza atılırdı. Ne zaman sonra saçtan yapılma kapı numaraları kapı üzerilerine konmaya başlandı ki biz kendimizi bir anda kentli görmeye başladık. Derken elektrik geldi, su disipline edildi ve musluklar açılır kapanır oldu. Medeniyet bu demekti. Ama bir eksik yanımız kaldı ki bir hacet niçin oluşturulur ve nasıl giderilir. Bunun sırrını çözemedik. Adam bir kapı numarası tabelası yapmış; Kenarlarına kontür atmış ve dört köşesine çivi çakılacak şeklinde estetik bir yer bırakmış. Herşey güzel de bu tabelanın dört köşesi sadece estetik bir görüntü versin diye boşluk bırakılmamış ki; bu boşluk bir ihtiyaçtan bırakılmış ve bu boşluklara çivi çakılsın denmiş. Bizim denydolar (Ne demekse) iki çiviyle işi bitirmişler. Belki de çividen tasarruf olur düşüncesini gütmüş olabilirler. Bence zahmete girmemişler. Kapı numarası bir ve altı yanyana durmamış olsa bir önemi yoktur diyecektim. Onaltı sayısının hatırına  bu çivileri yerinden sökmek gerek; doğrudan doğruya dört köşesine birer çivi çakmak gerek. 

Profösör

23 Aralık 2014 Salı

Padişah Atının Nalında Bir Çivi Olmak


Bir projenin başarılı olması, ondan verim alınması ve onun akamete uğramaması için, o her aşamasında kontrol edilmesi ve sağlamasının yapılması gerekir. Bir projenin irili ufaklı öğeleri vardır ki, bu öğelerin büyüklüğüne ve küçüklüğüne bakılmaz. Her öğenin işlevselliği önemlidir. Bir duvar örerken bile büyük taşların yanısıra küçük taşlara, nasıl gereksinim duyuluyorsa büyük bir projede, küçük diye nitelendirdiğimiz değerler bazen projnin can damarı olabiliyor.

Büyüklük ve küçüklük, çokluk ve azlık kavramları belki matametiksel olarak birbiri arasında mesafeli ve orantılı bir değer ifade edebilir. Bu değerleri kullanırken birbirine olan mutlak gereksinimlerini düşününce, birbiri için olmassa olmaz bir değer ifade ettiği gibi, birbirinden farklı her öğe büyük bir projenin, bünyenin ve oluşumun olmassa olmazları olur. Onun için değerler izafidir.

Diyelim ki sosyal medya hesabınız var. İnstagram sizin için çok önemli ve hayati bir değeri var. İşinizin büyüyüp gelişmesinde bir nevi lokomatifi. Bu hesaba gireceğiniz her paylaşım istediğiniz beğeniyi almayabilir. Bu sonuçla bu paylaşım pek beğeni almadı diyebilir ve üzülebilirsiniz. Fakat onu beğenen on kişinin referansı bile belki de yüz kişinin beğenisinden daha önemli bir değer ifade edebilir. Zaten her gün aynı karekteri taşıyan veri yüklemeniz doğru olmaz. İnstagramda, reel hayattaki gibi sıradan günlük hayatı yaşayanla, daha elit ve mazbut yaşayan toplumun bireyleri eş değer tutulamaz. Beş parmağın her biri birbirine benzemediği gibi beş parmağının da işlevleri aynı değildir. Hepsi de bir şeyi tutup kavramaya yarar. Beş parmak bir ele, el bir kola, kol ise ana yapıya hizmet eder.

Hayati öneme haiz bir savaşı kazanmak bazen geri çekilmek ve nefes almak güç toplamak anlamına gelir. Bunun yanında bir çivi ne işe yarar demeksizin onun varoluş önemini ve işşlevini kavramamız gerekir. Bir çivi atın ayağındaki nalı tutar. Bir nal atın yürüyüş  dengesini sağlar. Bir at da üzerindeki süvarisini yel gibi uçurur, gideceği yere kadar götürür, onu kaf dağından aşırır. Eğer o süvari cihan devletinin padişahı ise bir çivi  onun attan düşmemesini sağlar. Bir çivi  cihan devletini yeni fetihlere taşır;  Onun düşman orduları karşısında muzaffer ve yenilmez kılar. 

Profösör 


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...