İzleyiciler

1 Haziran 2011 Çarşamba

Çocuklarımız Ellerimizden Kaymasın


Yaz tatili yaklaşmakta. Çocuklarımız koca bir yılın yorgunluğunu üzerlerinden atmak için dinlenme dönemine girmekteler. Okul zamanı sanki bir yarışın içinde, ipi göğüslemek için koşturup duruyorlar. Sınavlar, not ortalamaları, proje ödevleri, notlar derken koşturmalı bir yılın ardından en çok dinlenmeyi de onlar hak ediyor. Üzerlerine yüklenen yüklerden sıyrılarak çocukluklarını yaşamanın vakti geldi. Sonunda sisli puslu, karlı yağışlı karakış giderek, yerine bol güneşli bol meyveli yaza kavuştular.. 

Her anne baba gibi öncelikle çocuklarımızın sağlıklı ve mutlu birer insan olmasını isteriz. Güzel bir hayat sürmesi, iyi bir işinin olmasına doğrudan bağlı değildir. Çocuğumuz bir uçak mühendisi olamayabilir, ama huzurlu olarak hayatını devam ettirmesi için sıradan bir mesleğe de sahip olabilir. Bizim için onların ahlaklı bir şekilde yetişmeleri ve mutlu olarak yaşamaları her şeyden daha önemlidir. Zamanımızda çocuklar öncelikle iyi ve ahlaklı bir insan olsun fikrine dayalı olarak yetiştirilmiyorlar. Çocuklarımızın iyi bir maaşı olsun düşüncesine göre kurgulanarak, çocuklarımız bir psikolojik baskı altında öğrenim görüyorlar.

Ruhsal bir baskı içinde çocukluğunu geçiren bir çocuk, sadece iyi bir maaş kurgusu ile büyütüldüğü zaman  kendisini ileride hırs, para ve kariyer üçgeninin içerisinde bulması kaçınılmazdır. Ben merkezli hayata bakıp, etrafına karşı duyarlı olma güdüsü de azalacaktır. Sağlıklı çocukluk geçirmek  demek sağlıklı toplum oluşturmak demektir. Çocuklarımızı asla başıboş bırakmamalıyız. Onları internetin ve televizyonun olumsuzluklarından korumalıyız.  İnternet ve televizyonun çocuklarımızı esir almasına müsaade etmemeliyiz. Her zaman onlar üzerindeki tasavvur hakkımızı hissettirmeliyiz.

Kendine özgüveni olan bir çocuk, her konuda da başarılı olacaktır. Çocuklarımız sevgiyi dışarıda aramamalıdır. Eğlenceyi farklı alanlarda aramalıdır. Zamanını doldurmak için kendisine zararlı olabilecek aktiviteler içerisinde bulunmamalıdır. Biz ona sevebileceği eğleneceği ve bir bilinç içerisinde olacağı program hazırlar isek, kendi kontrolümüz altında da tutmuş olabiliriz. Çocuklarımızın mutlu olması onların her istediğini yapıp, her istediğini almak demek değildir. Çocuk kendisine neyin fayda neyin zarar getireceğinin hesabını yapamaz. Sadece o anlık mutlu olmak ister. Mutlu olurda. Ama sabır ve beklemeyi öğrenemez. Nimetin değerini ölçme tartısı olmaz. Ona gösterdiğimiz her tavır onun hem kişiliğinin oluşumunda, hem de hayatına bakışında önemli değerler katacaktır.

Çocuklarımızın ellerimizden kaymasını istemiyorsak, huzurlu olarak,  arkamıza bakmadan bu dünyadan göçüp gitmek istiyorsak, çocuklarımıza hayatın değerlerinin ne olduğunu öğretmek, onların gerçek mutluluğu nerede ve nasıl bulacaklarını göstermeliyiz. Her durumda çocuklarımızın arkalarında olduğumuzu onlara  hissettirmeliyiz.
 
Fotoğraf : Asuman Özdemir


22 yorum:

banu(çifte kavrulmuş hayat) dedi ki...

katılıyorum,gayet yerinde tespitler...
sevgiyle büyüyen,duygularına önem verilen,söz hakkı tanınan çocuk özgüvenli büyür ve özgüveni gelişmiş bir çocukta zaten öyle veya böyle hayatta başarılı olur diye düşünüyorum...
keyifli bir paylaşımdı,teşekkürler...

öz'üm dedi ki...

annelerin mutluluğun ne olduğunu bilmediği bu dünyada , çocuklara o güzel hayatı vermek kolay mıdır?

GüLüm'Se dedi ki...

Bir çocuga özgüveni, özsaygiyi, sevgiyi ögretecek ki anne baba, çocukda mutlu olabilsin, kendine saygi duysun...
Duygularina önem verilmeyen bir çocuk nasil kendine saygi duyabilir? Kendine saygisi olmayan bir insan nasil baskasindan saygi bekleyebilir??

Adsız dedi ki...

YAŞAMSAL GANİMETLERDEN MERHABA...yorum yapamıyorum size hesabımda bir sorun var..ard arda dört postanızıda okudum ve en çok asılanalar sallanalar fotosunu beğendim..yazılar güzel olmuşi emeğe sağlık ve asahhara kardeşimede selam olsun anne duyarlılığı ile yardımlaşmış...sevgiyle kalın..zira ;BİR İNSANI SEVMEKLE BAŞLAR HERŞEY..SAİT FAİK....

nani dedi ki...

Çocuğun mutlu ve huzurlu olabileceği bir yaşam için, ailesinin arkasında olduğunu bilmesi çok önemli.Bu güven zorluklarla mücadelede en büyük kalkan sevgili Profesör..

suskun mimoza dedi ki...

Çok güzel bir konuya değinmişsiniz. Katılıyorum size özgüvende ailenin payı çok büyük. Değerli hocam... Bu güzel paylaşımlarınızla bize ışık tutuyorsunuz...

Deli Kızın Sihirli Sandığı dedi ki...

bir çocuğun, yetişkin olduğunda da gözlerinde umut ve ışığı, ve kalbindeki temizliği kaybetmemiş olması, onun çocukluğunda yetişkin olan'ın, ona vermiş olduğu en güzel şey olsa gerek....

ebruli günce dedi ki...

Geçmiş kandiliniz mübarek olsun...

Aѕαннαяα dedi ki...

Plansız bir tatil geçirmesin çocuklarımız.

EvA dedi ki...

bende mimin var sevgili profösörüm :D

Marilyn Curie dedi ki...

artık daha mı uzun aralıklarla yazıyorsun sanki?

Funda Karataş dedi ki...

her çocuğun önüne sunulan değerli seçenekler, her çocuğa olunan önemli modeller. onun zamanını hem eğlenceli kılabilir hem hayatına bi çok şey katmış olabilir. hem de öz güvenini oturtarak bi çok şeyde başarılı olabilecek bir birey yapabilir..

çocuklarımız değerli.. biz eğitmenler ve anne babalar önemli bizleriz onlara model, bizleriz onların rehberleri.. bizleriz temeli güçlendirenler..

çocuklarınızın her zaman arkasında olun ama eliniz hep üstlerinde olmasın.. bu güven kırar..

sevgiler..

Dilara AKSOY dedi ki...

Ne kadar da haklısın Profösör... Çocukluğumda her isteğim alınırdı, hayır'ın ne olduğunu bilmeden büyüdüm ve sırf bu yüzden gereğinden fazla sabırsız hırçındım. Ama bunda ailemin bir suçunun olduğunu düşünmüyorum sağlık sorunlarımdan dolayı onlar sadece beni rahata erdirmek istemişlerdi kötü sonuçlar doğuracağını bilemezlerdi.

Ne kadar hırçın, sabırsız bir ergen olduğumu anladığımda bu durumu düzeltmek için elimden geleni yapmaya çalışmıştım. En önemlisi ailem bana, hayır cevabının da hayatımda bir yerinin olacağını, her zaman her isteğimin alınmayacağını, yapılmayacağını geç de olsa öğrettiler. Bazen sabırsızlık ettiğim konular olabiliyor hâlâ, kendimi toparladığımda "Hayır Dilara, bekle" diyorum. Zor geliyor ama beklemeyi öğreniyorum.

YAŞAMSAL GANİMETLER dedi ki...

güzel yazı fikirlerinize sağlık =)

Ful yaprakları dedi ki...

çok güzel ifade etmnişsiniz.

Profösör dedi ki...

banu(çifte kavrulmuş hayat)@ ben teşekkür ederim. özgüven bir insan için çok elzemdir.

öz'üm@ elbette koly değildir ama bize düşen hep birlikte el ele bazı sorunları aşabilmektir.

GüLüm'Se @ Hepsi zincirleme.. Haklısın...

Adsız dedi ki...@ YAŞAMSAL GANİMETLER teşekkür ederiz.. Her zaman bekleriz..

nani @ Aynen katılıyorum size.. teşekkür ederim.

suskun mimoza @ Teşekkür ederiz .. Her zaman bekliyoruz sizi de burada..

Profösör dedi ki...

Deli Kızın Sihirli Sandığı@ Çocukluk çok önmli.. Çocuklukta alınan değerler çok önemli..

ebruli günce @ Teşekkür ederim. Her zaman bekleriz efendim..

Aѕαннαяα @ Aynen katılıyorum size..

EvA @ teşekkür ederim..

Profösör dedi ki...

Marilyn Curie@ Bundan sonra daha düzenli yazılar paylaşacağız inşallah..

Profösör dedi ki...

Funda Karataş@Sizler gibi sorumluluk sahibi arkadaşların olması bizi mutlu ediyor. Aynı zamanda umutluyuz..

Profösör dedi ki...

Dilara AKSOY@ Teşekkür ederim; yorumun bir harikaydı..

YAŞAMSAL GANİMETLER@ Teşekkür ederiz. Bizi yüreklendiriyorsun..

Ful yaprakları @ Sizin duyarlılığınız için de teşekkür ederiz..

öykü dedi ki...

Kesınlıkle altına ımzamı bırakacagım bı yazıdır

esved dedi ki...

tatil bile yok YAZ OKULU ZIMBIRTISI VAR BİR DE :( OKUYORUZ AMA İYİ Mİ YAPIYORUZ BAZEN SORGULAMADAN EDEMİYORUM..

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...