Bugün kırkbeş dakikalık bir hızlı yürüyüş yaptım. Doktorum her gün yürümelisin diyor bana. Bugün cumartesi. Ben de yürüyeyim, doktorumun sözü tutulsun istedim. SSK hastanesinin önündeki kavşağa gelince kırmızı ışıkta durdum. Belediye otobüsü içinde, cam kenarında oturan yirmiyedi, yirmisekiz yaşlarında olan bir otobüs yolcusuna el salladım. Oysa onu tanımıyordum. O kendisine el sallayan kişiye tebessüm etti. Sonra da bana el salladı. Bu duygu ona neler hissettirdi bilemem ama; ben ise onun hoşnut olduğunu hissetim. Nedenini bilemediğim bu hareketle nice insanların gönlü alınabileceğini öğrenmiş oldum. Ben de onun, arkamdan "Ben onu tanıyamadım. Beni tanıyan birisi sanırım, ama çıkartamadım" diye kendi kendine mırıldandığını duyar gibi oldum. (Hayattan kesitler)
Dün akşam eve dönüyordum. İki çingene genç kadın bir çöp konteynerinin yanında kaldırım taşına oturmuşlar, konuşuyorlardı. Sanırım kağıt, teneke ve plastik şişe, demir gibi atıkları içeren çuvalı taşımaktan yorulmuşlar, aynı zamanda da dinleniyorlardı. Hiç düşünmeden onlara yaklaşıp, marketten aldığım muzlardan iki tanesini kopartıp kendilerine uzattım. Önce tereddüt ederek yüzüme baktılar. Sonra da "Aaabiii" dediler. "Birer tane daha verebilir misin? İkimizin de evde birer çocuğumuz var. Onlara sürpriz yapabilir miyiz" diyerek gülümsediler. (Hayattan kesitler)
Dün öğle saatlerinde bir beyefendi aradı. Sesi yabancı gelmiyordu. Hemen aldım sesini. Beni tanıdınız mı dedi. Ben de hayır cevabını verdim. Telefonda adını beyefendi vermedi ki. Altı ay önce el yazması bir Osmanlıca metin için çeviri yapılacaktı. Bunun özel bir metin ve mahrem bir metin olduğu söyleniyordu. Benim ismimi vermişlerdi. O zaman nedense bana geri dönmediler. Çok güvenilecek birini arıyorlarmış. en sonunda tilki döndü kürkçü dükkanına ve şimdi karşımda. Ben de dedim ki, "Bir güven sorunu yaşıyorsunuz siz. Bir altı ay daha mühlet veriyorum size" dedim telefondaki beye. Devam ettim konuşmaya; "Beni iyi araştırın." İyi bir ders vermiş oldum ben güven konusunda ona. Arkasından ekledim tabi; "Çok özel ve mahrem metinlerle ilgili değilim. Sizi uzmanlara yönlendireyim" dedim. Bana nezaketle; "Ne olursunuz" dedi. "Sizi tanımak istiyorum ben. Lütfederseniz bir öğle yemeği yiyelim." (Hayattan kesitler)
Profösör

