Mehmet Akif şu an itibariyle tam onbeş aylık bir çocuk oldu. Zaman su gibi akıp gidiyor. Doğanlar büyümekte, büyükler ihtiyarlamakta, ihtiyarlayanlar da bu fani dünyada misafireten durduklarını söyler dururlar ve ebedi dünyaya göç edeceklerinin farkındalığını sözleriyle ve davranışlarıyla gösterirler. Hayatın özeti budur.
Mehmet Akif benim torunum. Onun hayatında mutlaka musiki olmalı. Nota ve ahenk olmalı. O daha küçük yaştan kulakları ve ruhu musikiye duyarlı olmalı. Musikinin insan hayatı ve ruhu üzerindeki etkisini biliyoruz. İnsanın iyi insan olmasındaki en büyük faktörlerden birisinin musiki olduğunu ve bunu ilk kez bebekliğinde annesinin ninnilerinde yaşadığını da bilmeliyiz.
Mehmet Akif mutlaka notalarla tanışmalı, düşünce ve duygusal olarak bir ahenk içinde evreni tanımalı, bu evrende bir ahenk içinde yaşamalı, yüce duyguları hissetmeli, hayatın ve varlığının anlamını idrak etmeli.
Rodrigo'nun gitar konçertosu, gitarın dışında kemanla da, piyanoyla da icra edilebilir. Hatta klasik türk sazlarıyla bile bir ustanın eseri dillendirilebilinir. Bir taraftan küçükten büyüğe herkesin cebinde bir ağız mızıkası olsa onu taşıması ve istediği yerde ve ortamda duygularını yansıtması ne kadar güzel olur. Aslında bir mızıka bir insanın duygularını ifade etmede bir ekmek, su kadar hayati bir önem taşımalı. Mehmet Akif büyüyor ve ilk mızıkasıyla ilk üflemesini bizler için yapıyor.
Profösör

